Orta ve uzun vadeli politikalar bir an önce oluşturulmalı ve hayata geçmeli

Gündem

Son iki yazımda enflasyon ortamında işletme kararlarında ve özelde pazarlama stratejilerinde dikkate alınması gereken noktalara dikkat çekerken tüketici tarafında düşen satın alma gücünün yaratacağı sonuçlara vurgu yapmıştım. Bu yazımda söz konusu saptamalara ışık tutacak makro perspektife sahip bilimsel bir yayını, Kim ve Lin’in bu yılın Nisan ayında Journal of Empirical Finance’te yayımlanan makalelerinde sundukları bir araştırmayı paylaşmak istiyorum. Ülkemizin de içinde bulunduğu 62 gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin 1970-2019 arası yıllara ilişkin enflasyonun etkisi altında gelir ve mali durum, vb.  göstergelerini ampirik bir çalışmayla incelemişler. Saptamalarını, enflasyonun ana sorunumuz olması dolayısıyla paylaşmak istedim.

Bilinen etkileri doğrultusunda çalışma da gösteriyor ki enflasyon, gelir eşitsizliğini artırmakta ve aynı zamanda bireylerin mali yönden zayıflamalarına neden olmakta. Kaynağı ne olursa olsun enflasyonun toplumda yarattığı tepkiyi azaltmak üzere bireylerin mali durumlarının iyileştirilmesi önlemleri uygulamaya alınsa bile asıl, enflasyonun kontrol altına alınarak düşürülmesi, kalıcı olumlu etkendir.

Araştırma bulgularına göre gelir eşitsizliğini azaltmak üzere gündeme alınması gereken konular, yatırım, girişimciliğin gelişimi, işsizliğin azaltılması ve konut fiyatlarının kontrol altına alınması için gerekli politikaların hayata geçirilmesidir.

Genel olarak, sonuçlar, mali gelişmenin enflasyonun ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkisini hafiflettiğini gösteriyor; mali gelişme politikasının, enflasyonun gelir dağılımı ve ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak üzere hükümetler için bir seçenek olabileceğini öne sürüyor. Mali politikalar, başta yoksullar olmak üzere herkesin ve girişimcilerin finansal hizmetlere daha kolay ve ucuz erişimini sağlayarak, yalnızca enflasyona karşı korunma fırsatları sağlamakla kalmaz, aynı zamanda beşeri ve fiziki sermayeyi korumak ve girişimciliği geliştirmek için de ortam yaratır.

Ekleyeceğim sonuç şu: Yaklaşan yerel seçimlerin geciktirebileceği orta ve uzun dönemli politikaların bir an önce gündeme alınması; ancak bu politikaların çok boyutlu stratejik plan çerçevesinde değerlenmesi, birbirini tamamlayan alt politikalar ile tüm paydaşlara yönelik kapsayıcılığın sağlanmasıdır. İşletme yöneticileri, hedefledikleri alıcı kitlesinde bu saptamaları dikkate alarak kısa ve orta dönemi planlamalı ve önlem almalılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir